Beslenme ile Stres Yönetimi

Stres

Çağımızın en önemli sorunlarından biri olan stres fiziksel ve ruhsal olarak tehdit algıladığımız herhangi bir şeyle başa çıkamama, gündelik veya travmatik yaşam sonucu içsel çatışmalarla kendini gösteren doğal bir reaksiyondur. Merkezi sinir sitemi, endokrin sistem aracılığı ile çeşitli uyaranlar iletilmesine ve hormonlar salgılanmasına neden olur.

Kalp çarpıntısı, gastrointestinal rahatsızlıklar, baş dönmesi, bulantı, isteksizlik, huzursuzluk, odaklanamama, uyku problemleri, aşırı yeme veya iştahsızlık gibi farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Olumsuz yaşam koşulları, uyum sağlamada zorlanma, kent ve şehirleşme gibi çeşitli faktörler stres altında kalmamızı tetikler.

Stres ve Yeme Davranışı

Stres yaşamımız boyunca başa çıkmak zorunda olduğumuz ve olacağımız bir etkendir. Her insanın strese verdiği tepki farklıdır. Yeme davranışındaki değişimler incelendiğinde akut yüksek düzeyli stres halinde iştah bastırılır. Ancak uzun vadeli, daha az yoğun stres hali daha fazla yemek yememize sebep olabilir.

Beğenilen ve rahatlatan yiyecekler semptomları azaltabilir ancak lezzetli olan bu besinler fazla kalorili, sağlıksız, aşırı yağlı ve şekerli olması durumunda bedensel olarak bizi uzun vadede çöküşe götürebilir. Fazla, yetersiz, sağlıksız, dengesiz beslenmek obezitenin oluşmasına neden olabilir. Obezite geri dönülmesi zor ve yıpratıcı bir durumdur. Bu daha stres verici değil mi? -Direkt olarak stres obeziteye yol açabilir diyemeyiz, bununla ilgili yapılan araştırmalar sınırlıdır ancak her ihtimale karşı önlem almak gerekir.

Düzenli beslenme şekli ve düzenli egzersiz ile stresle başa çıkmak mümkündür. Peki beslenme şeklimiz nasıl olmalıdır?

Exit mobile version